İsimler değişiyor, şehirler değişiyor, hatta yaşın değişiyor; ama ilişkinin sonu hep aynı cümleyle bitiyor. “Yine mi?” Bu soruyu kendine sorduysan, bu yazı senin için.
Tesadüf değil, kalıp
Bilinçaltımız tanıdık olanı güvenli sanır. Çocuklukta sevgiyi nasıl öğrendiysek, yetişkinlikte de onu aynı biçimde ararız. Sevgi çabalamakla geliyorsa, bizi çabalatan insanlara çekiliriz. Sevgi mesafeyle geliyorsa, mesafeli insanlar bize “doğru” gelir. Sorun partnerde değil, aradığımız tanıdıklıkta.
Kalıbı nasıl fark edersin?
Son üç ilişkini düşün. Her birinde kendini nasıl hissettin? “Yetersiz”, “görülmeyen”, “fazla” ya da “her şeyi taşıyan” kelimelerinden biri tekrar ediyorsa, kalıbını bulmuşsun demektir. O his, partnerin sana yaptığı bir şey değil; senin kendin hakkında taşıdığın bir inancın yankısı.
ThetaHealing bu noktada ne yapar?
Seansta o hissin kaynağına ineriz. “Sevilmek için kendimden vazgeçmeliyim” gibi bir inanç bulduğumuzda, onu kas testiyle doğrular ve senin onayınla değiştiririz: “Olduğum gibi sevilebilirim.” Bu tek bir cümle gibi görünür, ama bilinçaltı onu yeni bir gerçek olarak kaydettiğinde, çekildiğin insanlar da değişmeye başlar.
Küçük bir ev ödevi
Bu hafta ilişkilerinde “tanıdık” gelen bir an yakala. Kızmadan, yargılamadan sadece not et: “Bu his bana nereden tanıdık?” Farkındalık, döngünün ilk çatlağıdır.