“Önce kendini sev” cümlesini o kadar çok duyduk ki anlamını yitirdi. Üstelik çoğumuz için bu cümlenin içinde gizli bir suçluluk var: Kendimi seversem bencil mi olurum?
Özdeğer ile ego aynı şey değil
Ego, başkalarından daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışır. Özdeğer ise kimseyle kıyaslamadan, olduğun gibi yeterli olduğunu bilir. Birincisi gürültülüdür, ikincisi sessiz. Birincisi onay ister, ikincisi onay beklemez.
Özdeğer nereden eksilir?
Çoğumuz sevginin şartlı olduğunu öğrendik: Notlar iyiyse, uslu durursak, annemizi üzmezsek sevildik. Böylece bir denklem kuruldu: Değerli olmak için bir şey yapmalıyım. Yetişkinlikte bu denklem, hiç bitmeyen bir çabaya ve hiç dolmayan bir boşluğa dönüşür.
Denklemi değiştirmek
ThetaHealing’de en sık çalıştığımız inançlardan biri “sevilmek için çabalamalıyım” inancıdır. Bu inanç değiştiğinde, insanlar hayatlarında ilk kez dinlenmeye izin verdiklerini anlatır. Çünkü değer artık kazanılan bir şey değil, sahip olunan bir şeydir.
Bugün yapabileceğin bir şey
Aynaya bak ve “seni olduğun gibi kabul ediyorum” de. Garip gelecek; belki gözlerini kaçıracaksın. Tam da o an, çalışılacak yerin neresi olduğunu gösteriyor. Kendine şefkat, bir yetenek değil; pratik yaptıkça gelişen bir kas.