Bir yetişkin olarak tepki verdiğini sandığın anların çoğunda aslında içindeki beş yaşındaki çocuk konuşur: Terk edilme korkusu, görülmeme öfkesi, yeterli olamama telaşı. İç çocukla barışmak, o çocuğu susturmak değil, nihayet duymaktır.
1. Onu fark et
Orantısız bir tepki verdiğinde dur ve sor: “Şu an kaç yaşındayım?” Cevap çoğu zaman şaşırtıcı derecede küçüktür. Bu farkındalık tek başına bile tepkiyi yumuşatır.
2. Fotoğrafına bak
Çocukluk fotoğraflarından birini bul. Ona uzun uzun bak. O çocuğa bugün ne söylemek isterdin? Söyle. Sesli olarak.
3. Onun adına yaz
Baskın olmayan elinle (sağlaksan sol elinle) iç çocuğunun ağzından bir mektup yaz. Neye ihtiyacı var, neden korkuyor, ne istiyor? Yazı bozuk olacak; iyi. Bozuk yazı, mantığı devre dışı bırakır.
4. Söz ver ve tut
İç çocuk, yetişkin senden tek bir şey ister: güven. Ona küçük bir söz ver (“bugün dinleneceğiz”, “hayır demeyi deneyeceğim”) ve tut. Güven, büyük jestlerle değil, tutulan küçük sözlerle kurulur.
5. Gerekirse eşlik al
Bazı yaralar tek başına bakılamayacak kadar derindir. ThetaHealing seansında iç çocuğun taşıdığı inançlara birlikte iner, onu sevgiyle yetişkin hayatına davet ederiz. Bu, yapabileceğin en şefkatli çalışmalardan biridir.